089BeynelMilel
bu yazıyı olci efendi 11 Mayıs 2007 tarihinde yazdı
Dün gece psikopata bağlayıp üstüste izlediğim 3 filmden ilki beynelmilel.
Mutluluk adlı filme sinemada gittiğimde Elüüf’ün beynelmilel gibi bu da ne güzelmiş diye aklımda yer etmesi sonucu kızılayda görüp aldığım dün gece 02.00 civarlarında izlediğim 1980 devrim konularını içeren komedi başlayıp, trajedi biten özgü namal’ı çok beğendiğim adıyaman’da çekilen güzel bir türk filmi. [ne cümleydi lan :S]

Filmin müzikleri de harikaydı kanımca, hala izlemeyen varsa(eski bi film sanırsam) izlemesini tavsiye ederim. Bu arada olay gerçekmiş filmin senaristi ve yönetmenlerinden biri sırrı süreyya önder‘le yapılan röportaj :
sırrı süreyya önder’in senaryosunu yazdığı filmin çekimlerine bugünlerde başlanıyor. ekim ayında da vizyona girmesi planlanıyor. film ,12 eylül sonrası küçük bir güneydoğu kentinde yaşanan gelişmeleri, â??ironik bir dilleâ? anlatacak. devamını senarist sırrı süreyya önder’den dinleyelim:
filmimiz askeri yönetim dönemlerinin, günlük hayat ve sıradan insan üzerindeki etkileri ve kışla mantığının sosyal yaşama uyarlanması sırasında ortaya çıkan absürd ama çok trajik karmaşaları irdeliyor. tüm bu gelişmeler, yörenin müziğinin başına gelenlerle birlikte, bir baba ile kızının hazin bir yolculuğu olarak anlatılıyor.
-senaryoya ilham veren neydi? neyden hareketle bu filmi çekmeye karar verdiniz?
o günleri sadece hatırlamak bile tüm ilham perilerini seferber etmeye yeter. 12 eylül, bu toprakların tarihinde, kurtuluş savaşından sonra en önemli kavşaklardan birisidir. bugün yaşanan her türden sıkıntının o günlerden devralınan bir başlangıcı olduğunu düşünüyorum. “o tozlar, bu çamurları getirdi” isimli bir roman çalışmamın bir kısmını böyle bir senaryoya dönüştürdüm.
- son dönemde müzik, tiyatro ve sinemada bir 12 eylül hesaplaşması görüyoruz. bu eğilimin nedeni ne sizce?
bir kaç önemli çalışmayı saymazsak, bu konuda üretim yapan insanlar inanılmaz engellerle karşılaştılar. kendi adıma son dört senem, bu senaryo yılmaz erdoğan ve meral okay tarafından fark edilene kadar, bir çok yapımcıdan geri dönüşlerle geçti. halen yapılanların yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. dünyanın neresinde buna benzer bir dönem yaşanmış olsaydı, yüzlerce filmi, müziği ve hikayesi yazılmış olurdu. dolayısıyla, henüz bu hesaplaşmadan bahsetmek mümkün değil.
- türkiye’de hemen herkesin bir 12 eylül hikâyesi var. sizin hikâyeniz?
ben 12 eylülde 18 yaşında bir sbf öğrencisiydim. 12 yıl hapse mahkum oldum. dedem yatalak bir felçliydi. anamın okuma ve yazması bile yoktu. onlar da dahil ailemden işkence ve baskı görmeyen kimse kalmamıştı.